Simge Cesur
Menteşesi gıcırdayan bir kapı açıldı. Girenler sol ayakla giriyor sağ ayakla çıkıyor. Penceresiz oda, odaya giren kalabalık insancıklar. Adımlarıyla beraber neyi öldürdüler ki çıkarken hiçbirini göremedik. Bu kalabalık bedava olan ne için yığılmıştı kapıya, bu kız neden o sandalyeden kalkmak istemiyor.
Simge CESUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Simge CESUR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Ağustos 2018 Salı
28 Mayıs 2018 Pazartesi
YAZAMAYIŞ
Simge Cesur
Kar, işitmediğim çığlıkların sabahında düştü yollarıma. Yorgun ayaklarıma geçirdiğim botlar çorabımı ıslatırken titriyordu içim. Yokluğun da yok olduğu zamanlarımızdı. Rüzgar, kat kat giydiğim anılarımı üzerimden atmaya çalışırken kenetleniyordu özüm. Ağır adımlarla ilerlerken hayat trajedisinin kokusu içinde geçiyordum drama yüklü sokaklardan. Kaldırımlarda üzerine kar atılmış bedenler.
Kar, işitmediğim çığlıkların sabahında düştü yollarıma. Yorgun ayaklarıma geçirdiğim botlar çorabımı ıslatırken titriyordu içim. Yokluğun da yok olduğu zamanlarımızdı. Rüzgar, kat kat giydiğim anılarımı üzerimden atmaya çalışırken kenetleniyordu özüm. Ağır adımlarla ilerlerken hayat trajedisinin kokusu içinde geçiyordum drama yüklü sokaklardan. Kaldırımlarda üzerine kar atılmış bedenler.
6 Mayıs 2018 Pazar
Taziye
Simge Cesur
Bu satırlara bir dilekte bulunarak başlamak istiyorum. Allah rahmet eylesin...
Çok değil iki-üç gün önce "İçimizden Eksildi" başlıklı şiirle karşılaştım. Öyle ya yıllardır memleketimden uzaktayım ve bugün hemşehrime rastlamıştım. Ne diyordu :
Artık heyecanlandırmıyor beni
Garlar, peronlar, benzin istasyonları
Uykulu mola yerleri, yabancılıklar
.
.
Bir yerlerde beklediğini sandığımız büyük rüyalar
Galiba artık heyecanlandırmıyor kimseyi...
22 Nisan 2018 Pazar
Soluk Benizli Yanlızlık
Simge Cesur
Ve bugün de bir şarkının nakaratını dinledik tekrar tekrar, bugün de aldık dersimizi. Pek çok müsvedde ile tükettik kalemlerimizi, ömrümüzü de geçip giden zamanın hızını yaklayamamakla. Hayallerimizi, umudumuzu ve güvenimizi yitirdiğimiz yere park ettik ve bir daha açılmayacak kepenklere vurduk kilitleri.
8 Nisan 2018 Pazar
Tekrara Kalanlar
Simge Cesur
Konu konuyu açar,
mürekkep kağıtları doldurur, kağıtlar mürekkebi bitirir, yazılar anıları
hatırlatır, anılar duyguları canlandırır, duygular bizi yaşadığımız zaman
dilimden uzaklaştırır... Ve bu bitmeyen duygu ekosistemi tekrar tekrar yaşanır.
Bizler hangi coğrafyanın insanıyız. Ait
hissettiğimiz iklim kurak mı? Hissedilen kuraklıkta kervanların bir tas suyuna
muhtaç olduğunuz oldu mu? Mevsimlerin, iklimlerin suçu yoktu. Biz göremedik,
kendi mevsimimizi yaşamak istedik, doğa bize seçimini sunmuşken...
16 Mart 2018 Cuma
BEN
Simge Cesur
Ay ışığını kömürden boyalarla boyamak ve bir güneş çizmek siyah kurşun kalemle saman kağıdına. Yıldızları tek tek ayıklamak karanlığın içinden. Ve gecenin sükunetini boş ibriklere doldurarak sulamak akşam sefalarını. Denizi göz bebeklerimize mühürlemek. Ve elimizde bir kağıda fotoğraf edilmemiş anılarımızla sırtımızı dönüp uzaklaşmak. Kulağımda dalga sesleri, burnumda tuz kokusu.
Ay ışığını kömürden boyalarla boyamak ve bir güneş çizmek siyah kurşun kalemle saman kağıdına. Yıldızları tek tek ayıklamak karanlığın içinden. Ve gecenin sükunetini boş ibriklere doldurarak sulamak akşam sefalarını. Denizi göz bebeklerimize mühürlemek. Ve elimizde bir kağıda fotoğraf edilmemiş anılarımızla sırtımızı dönüp uzaklaşmak. Kulağımda dalga sesleri, burnumda tuz kokusu.
1 Mart 2018 Perşembe
Bulutlara Bağlı Bilyeler
Simge Cesur
Hayat avuçlarımızdan pervasızca akıp gidiyorken bile alışmanın acı tadını hissettiriyordu. Alışmak korkakların en güçlü silahıydı.
Ülkece ne çok alıştık değil mi yaşananlara? Başucumuzda duran gerçekleri aydınlatmadan ışığı kapatıp uyuyoruz. Dinlemekten oynat tuşu bozulmuş radyo gibi dinledikçe olağanlaşan haberlerde, ne kadar yaşanası bir zaman diliminde olduğumuzun delili... Sözcüklere yüklediğimiz anlam sözcüklerde bile yer edinmezken, bir meçhulün varlığına inanarak ilerliyoruz. İnandığımız şey nedir peki?
17 Şubat 2018 Cumartesi
Üç Nokta
Simge Cesur
Gaib olmuş yaşantıların sınırında sınırsızca uçan martılar kadar açtık yaşanmamış günlerimize. Dalgalanan, köpürüp kabaran çalkantılı sular kadar hırçın, savruk ve kendimize münhasır idik. Güzel olmasını yaşanası olmasını umut ederek beklediğimiz geleceğimizi beklerken unutuyorduk ne için beklediğimizi.
30 Ocak 2018 Salı
Keşmekeş
Simge CESUR
Benliğimizden bir parça bulduğumuz yalnızlığımız kalabalık sesler olup çıkıyor karşımıza... Ne kendimizi dinlemeye vaktimiz var, ne de sessizliğimize karışan uğultuyu.








