24 Nisan 1512’de Osmanlı Devleti’nin tahtına
dokuzuncu padişah olarak geçen, Yavuz Sultan Selim[1]
döneminde devletin sınırları genişlemiş ve devlet büyük bir güç hâline
gelmiştir. Bu dönemde Osmanlı Devleti ile Memlûkler arasında büyük çaplı bir
mücadele yaşanmış ve mücadelelerin sonucunda da önemli savaşlar meydana
gelmiştir. Yavuz Sultan Selim’in bu dönemde Suriye ve Mısır seferleri çok
önemlidir bu seferler sonucunda ilk olarak Memlûklerle 1516 yılında Merc-i
Dabık Savaşı yapılmış ve bu savaşı Osmanlı devleti kazanmıştır.
Derya ERKAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Derya ERKAN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Nisan 2018 Cuma
20 Mart 2018 Salı
Asklepios: Sağlık ve Şifa Tanrısı
Derya Erkan
İnsanın
var olduğu yerde, en ilkel ve basit biçimiyle de olsa din de var olmuştur.
İnanç, insanın yapısındadır ve insan, inancını şu ya da bu biçimde dışa
vurmaktadır. Günümüzde üç büyük
dinin (Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık) dışındaki dinler mitoloji olarak
değerlendirilmektedir. Bir dine inananlar olduğu sürece din vardır, o dine
inanan artık kalmamışsa o din mit haline gelmiştir. [1] Yunan mitolojisi Helen
coğrafyasında kabul gören paganizme ilişkin anlatılan kutsal hikâyenin bütününü
teşkil eder. Olimpos tanrıları ve onların serüvenleri etrafında dönen bu mitik
kurgu içerisinde kahramanlar olarak ifade edilen kategoride yer alan bazı
figürler esasında eskiçağ insanının inanç dünyasını Olimpos tanrıları kadar
şekillendirmekle birlikte akademik çalışmalarda yeteri kadar ele alınmamıştır.
5 Mart 2018 Pazartesi
Urartu Sanatının Genel Özellikleri
Derya Erkan
Urartu Krallığı, Orta Demir Çağ’ında
Önasya’da var olan güçlü devletler arasında yer almaktadır. Urartu
Krallığı, kurulduğu andan itibaren Doğu Anadolu’da ekonomi, siyasî, dini, askerî
ve kültürel alanda etkisini göstermiştir. Doğu Anadolu’nun yerleşim dokusunu ve
ekonomik geçim şablonunda önemli değişimlere neden olmuşlardır.[1]Çağdaşlarından güneyde Asur
İmparatorluğu, batıda Melitia (Melid, Melitealhe, Malatya), Tablani (Tabal/Kayseri
ve çevresi) ve Kumaha (Kummuh, Adıyaman) başta olmak üzere Geç Hitit
devletleri, Orta Anadolu’da Frigler, Kuzeybatı İran’da Mana ve Medler ile
siyasal ve ticari anlamda ilişkiler kurmuştur.[2] Doğu Anadolu, Transkafkasya ve
Kuzeybatı İran dahil olmak Üzere geniş bir alana yayılmış olan Urartu
kalıntıları, bazı coğrafi birimlerde daha yoğun olarak karşımıza çıkmakta, bazı
bölgelerde ise daha az çağdaş malzeme ile temsil edilmektedir.[3]
19 Şubat 2018 Pazartesi
Osmanlı Devleti'nde Diplomatik Düzenin Değişmesi ve Elçiliğin Önem Kazanması
Derya Erkan
Osmanlı Devleti,
tarih boyunca var olan her devlet gibi kuruluşundan yıkılışına kadar kedine has
bir takım diplomatik faaliyetler sergilemiştir. Osmanlı Devleti’nin Klasik
Dönem boyunca kendi dışındaki kültürlere ve dünyaya bakışı ile XVII, XVIII ve
XIX. Yüzyıllarda ki tutumu farklılıklar içermektedir. Bunda Osmanlı diplomasisi
için son derece önemli bir yer teşkil eden elçilerin tuttukları raporlar ve
sefaretnamelerinde büyük etkisi olmuştur.
Elçiler, kaleme aldıkları sefaretnamelerde doğru ve yanlışlarıyla
Batı’daki yaşanan sosyal-ekonomik gelişmeleri olduğu gibi Osmanlı başkentine
taşımışlardır.
30 Ocak 2018 Salı
Tarih'in Eğitim Bilimine Etkisi
Derya ERKAN
Geçmiş ve geçmişin bilimsel bir
yöntemle incelenmesi olarak tanımlanan tarih, sosyal bilimin en önemli ögelerinden
biridir. Geçmişten bugüne tarih biliminin gelişimi incelendiği zaman, bu bilim
dalının çeşitli amaçlar için kullanıldığı görülmektedir. Tarih geçmişten
bugüne, ahlak, din, politika, ideoloji, ilgi ve eğlence için kullanılmıştır.




