9 Ocak 2020 Perşembe

Güney Türkistan’da Dil Asimilasyonu


Kifayatullah RAHMATOGHLİ

krahmatoglu@gmail.com


Güney Türkistan’lılar dil asimilasyonuna gelmeyin. Dil, bir kültürün anahtarıdır. Milletlerin varlığını devam ettirebilmesi için sözlü kültür kadar yazılı kültürün gelişmesi de bir o kadar önemlidir. Her milletin kendine özgü kültürü ve toplumsal hafızası vardır.

5 Aralık 2019 Perşembe

KANAYAN YARA

  Zehra TOKUR
                                                       
“Biz İslam Âleminin Bir Parçasıyız” dedi. Boğazında yumru, gözlerinde buğuların yer ettiği gönlü yaslı ağabey. Ve devam etti. Soykırım altındayız. İkinci Endülüs olma yolundayız, dedi. Bir yanı yıkık. Ailesi kayıp. Can ciğerleri kamplarda.  Yoldaşı, hücrenin içinde sadece İlahi Kudrete teslim.
Bilakis, Gök bayrağın altında, parmaklıkların ardında, işkencelerle muhatap olup, hakikati haykıranların, tarihin altın harflerle yazdığı Kaşgarlı Mahmud’un, Yusuf Has Hacib’in, Osman Batur’un ve daha nice bayrağa, hakka sevdalı soydaşların memleketidir; Doğu Türkistan.

25 Ekim 2019 Cuma

Yol Hikâyesi

    Bazen ömür, mumun üzerindeki üşüyen alevin bir nefese maruz kalması kadar kısa. Ve bir o kadar da zor. Tıpkı beton duvarlar arasından açmaya çalışan bir çiçek gibi. Mucizelerle dolu, tebessümlerle dolu, gözyaşlarıyla nemli. Yol boyunca aşkla, mücadeleyle ömür geçen bir hayatın sonlarında ya kokusuna müptela olduğumuz toprağın altına emanet ediliyoruz ya da bir masanın üzerine bırakılan buruşturulmuş peçetelerin birer sahibi olarak kalıyoruz, kendimizle baş başa…

10 Eylül 2019 Salı

Cadde

Zehra Tokur

Masmavi gökyüzü, dağların ardındaki eriyen güneşin kızıllığına karışmış kendisini karanlığa teslim etmenin vaktini bekliyordu. O sıra başımı camına yasladığım otobüsün yedi numaralı koltuğunda kulağımda hafif bir müziğin tınısı eşliğinde akşamüstü muhabbetine koyulmuştum, yeryüzüyle.
Öyle ki bir yandan sükûtun huzuru diğer yandan aklımdan çıkmayan zihnimi esir alan o notaların tınısı. Ya da bir mücadelenin vermiş olduğu birer iz. Bilmiyorum bu neyin nesi?

28 Ağustos 2019 Çarşamba

Eminönü Balıkçısı

  Zehra Tokur

Yeryüzünün, yavaş-yavaş inzivaya çekildiği vakitlerde, bulutların hüznü, denizin dalgalarıyla cilveleşmesiyle beraber anlıyordum güz mevsiminin geldiğini… Gökyüzü mü şehre hissettiriyordu durgunluğunu, şehir mi gökyüzüne anlatıyordu derdini bilinmez. Bildiğim tek şey; derttaş olmanın vermiş olduğu huzur.

27 Haziran 2019 Perşembe

Türkistanlı Abdullah Dede

Senan Kazımoğlu

Geçen gün, Babamurad isminde Türkmenistanlı bir arkadaşım bana, Karatay Tatlıcak mahallesinde oturan, Afganistanlı Türkmen dededen bahsetti. Dedenin bilgili birisi olduğundan ve en önemlisi elinde tüm Türk Milletinin soyağacının yazılı olduğu bir şecerenin varlığını anlattı. Tabi bunu duyunca da, dede ile tanışmak istedim. Daha önceden tanıdığımız torununu da arayarak, önce ziyaret etmek için müsade istedik. Memnuniyetlerini bildirince de Babamurad ve Irak Türkmenlerinden olan Ali isminde arkadaş ile beraber dedeni ziyarete gittik. Niyetimiz dedeni ziyaret edip hayır duasını aldıktan sonra, ilminden yayarlanıp, şecereni de görmekti.