19 Şubat 2018 Pazartesi

Tarihsel Süreçte Kadın Yazı Dizisi

Karahanlı ve Selçuklu Hatunları
Sümeyye Melek Öncel
Tarih boyunca üzerinde çok konuşulan, hakkında araştırmalar yapılıp çeşitli çalışmalara konu olan kadının yeteri kadar anlaşılamamış olduğunu, geçmişte yaşamış kadınlardan haberdar olmayan toplumun kadın yetiştiremediğini, bunun toplum üzerindeki etkisini bir önceki yazımda belirtmiş ve tarihte kadının hangi konumlarda, hangi şartlar altında bulunduğuna değinmiştim.
Bu yazımda size, öncekinin devamı niteliğinde Karahanlı ve Selçuklu hatunlarından örnekler vererek İslam’dan sonra Türk kadınının statüsünden bir şey kaybetmeden hatta başka alanlarda da aktifleşmeleriyle önemlerinin artarak devam ettiğinden bahsedeceğim. Ancak burada şunu belirtmekte yarar var ki kadının aktif olduğu alanlar devletlere, yaşadıkları coğrafyaya göre değişlik göstermiştir. Örneğin Büyük Selçuklularda kadınlar hatun kimlikleriyle bazı dönemlerde yönetimi etkilemeye devam etmişler ancak bu durum Anadolu Selçuklularında değişmiş; bu devlet bünyesinde hatunlar daha çok toplumsal alanda, sosyal faaliyetlerde etkili olmuşlardır.

Karahanlılarda diğer Türk devletlerinde olduğu gibi hatun sarayda hakandan sonra söz sahibi olan en önemli kişidir. Bu durum hatunun maddi gücünü artırmasının yanı sıra diğer insanlar üzerindeki etkisini de artırmıştır. Bunun sonucunda hatunun hizmetine girmek itibarlı görülmüştür. Hatunlar, oğullarını veliaht tayin ettirmek arzusuyla saray içi entrikalarda rol alarak büyük sonuçları olan olaylara karışmışlardır. Örneğin, Buğra Han’ın hatunu kendi oğlu İbrahim’i tahta çıkarmak için kocası Buğra Han’ı zehirleterek öldürtmüştür. Devamında Buğra Han’ın yakın adamlarını da öldürterek oğlu İbrahim’i tahta çıkarabilmiştir. Sarayda ve ülkede yaşanan bu olaylar dolayısıyla canından endişe eden bazı hanedan mensupları bölgeyi terk etmiştir. Bunların içinde Bağdat’a giden Kaşgarlı Mahmud da bulunmaktadır. Yaşanan olaylara baktığımız zaman hatunun etki alanının ne denli geniş olduğunu görmekteyiz.
Hatunların sahip oldukları güç ve yetkileri şahsî menfaatleri doğrultusunda kullanmalarına bir örnek de Büyük Selçuklulardaki Terken Hatun’dan verebiliriz. Bilindiği üzere Terken Hatun Melikşah’ın hatunudur ve oğlu Mahmud’u veliahd ilan ettirebilmek için bu isteğe karşı çıkan vezir Nizamülmülk’ü bertaraf ederek Tacülmülk’ün yerine geçmesini sağlamıştır. Nizamülmülk Siyasetme adlı meşhur eserinde bu hatundan kaynaklı olsa gerek kadınların siyasete dâhil edilmemesi konusundan sert bir üslupla bahsetmektedir. Terken Hatun bunun dışında Melikşah’ın ölümünü gizleyerek taraftar toplamaya çalışmış, bu uğurda Berkyaruk’la taht mücadelesine dahi girişmiştir. Bu girişimlerinde başarılı olamadan vefat etmiştir. Ayrıca halifeden olan torununu hilafet makamına getirebilmek için de uğraşmıştır. Elindeki her türlü imkânı siyasî ihtirasları uğruna harcayan bu hatun, ülkede büyük bir buhranın yaşanmasına ve siyasî nizamın bozulmasına sebep olmuştur.
Karahanlılarda Buğra Han’ın karısı ve Büyük Selçuklularda Melikşah’ın karısı Terken hatun gibi gücünü, bilgisini, yetkisini şahsi istekleri uğrunda tüketen hatunlar haricinde Büyük Selçuklularda bir hatun vardır ki gelecekteki tüm kadınlara, ciddiyeti, merhameti, cesareti ve sevgisiyle başlı başına bir örnektir… Bu hatun, devlet yönetimine olumlu etkisi olan iktidar mücadelesindeki rolleriyle dikkat çeken ve devlet düzeninin korunmasına katkı sağlayan Altuncan Hatun’dur. Altuncan Hatun İbrahim Yınal’ın Tuğrul Bey’e isyanı sırasında Sultan’a yardım için tüm şartları zorlamış, Abbasi halifesini ve vezirleri karşısına alarak Bağdat’ta kalan orduyla yola çıkmıştır. Tuğrul Bey’in yerine tahta geçme isteklisi olan oğlu Enuşirvan sonradan annesine katılmak istemişse de onu devlete karşı işlediği suçlardan tutuklatarak zincire vurdurmuştur. Tuğrul Bey bu hatun sayesinde İbrahim Yınal’ı mağlup edebilmiştir. Böylece devlet kardeş kavgasıyla gücünü kaybetmekten ve yıkılmaktan kurtulmuştur. Altuncan Hatun fikirleri ve faaliyetleriyle devleti her şeyin üstünde tutarak örnek bir şahsiyet olmuştur. Bu hatun siroz hastalığından vefat etmeden evvel Tuğrul Bey’e halifenin kızı ile evlenmesini vasiyet etmiş; bununla dünya ve ahiret saadetine nail olacağını söylemiştir. Altuncan hatun kocasına böyle vasiyet bırakacak kadar peygamber sevgisiyle çırpınan dindar bir Selçuklu hatunudur.
Büyük Selçuklularda kadınlar, maddi güçlerini olumlu ya da olumsuz anlamda rahatça kullanabilen hatunlar haricinde ilmî hayatta da etkin olmuşlardır. Özellikle âlim babaları tarafından belli konularda uzman olacak şekilde yetiştirilen kızlar, babalarının talebeleriyle evlendirilmiş, doğan çocuklarını bizzat eğiterek ya da geniş kitlelere hitap ederek ilmî hayatta varlıklarını devam ettirmişlerdir. Büyük Selçuklular döneminde çeşitli bölgelerde devrin önemli muhaddisleri, vâizeleri, sûfiyeleri, fakîheleri, kâtibe ve şairleri yetişmiştir. Bunların hâricinde çeşitli hayır kurumu yaptıran hayırsever kadınlara da rastlamaktayız.
Anadolu Selçuklu hatunlarına baktığımızda Büyük Selçuklu hatunlarından farklı olarak idari ve siyasî hayattaki etkinliklerinin azaldığını görmekteyiz. Bu dönemde hatunlara asker, kendi hazinelerine akan gelirler, ikta divan teşkilatları verilmeyerek hatunların idarî ve askerî unsur üzerindeki nüfuzu giderek kırılmıştır. Siyasete dâhil edilmeyen hatunların idarî işlerde söz hakkı da kalmamıştır. Böylece siyasî hayatta eski dönemlerde olduğu kadar var olamayan hatunlar genellikle sosyal alanlarda faaliyet göstermiştir. Hanedan kadınları, hastahane, han, hamam, camii, medrese, kütüphane, külliye, yol, köprü, zaviye gibi hayır kurumları inşa ettirmişlerdir.
Anadolu Selçuklu döneminde kadınlar, siyasî hayatta devletlerarası münasebetlerin geliştirilmesi için yapılan diplomatik evliliklerle ön plana çıkmışlardır. Örneğin I. Kılıçarslan’ın, Çaka Bey’in kızı Ayşe Hatun ile yaptığı evlilik diplomatik amaçla yapılan bir evliliktir. Bizans’a karşı gücünü artıran Çaka Bey, Bizans tahtı hedefi için Kılıçarslan’la iyi ilişkiler kurmak amacıyla onun, kızıyla evlenmesini istemiştir. Bölgede etkin gücü olan bir beyin kızıyla evlenmek Kılıç Arslan’ın menfaatleri açısından da yararlı olacağından bu evlilik gerçekleştirilmiştir. Ayşe Hatun kadınların Anadolu Selçuklu devleti siyasetinde ilk defa fiilen yer aldığını gösteren bir örnektir. I. Kılıç Arslan’ın vefatından sonra ortaya çıkan siyasî rekabet ortamında, idarenin başında Tuğrul Arslan var gibi görünse de siyasette Ayşe Hatun etkin bir şekilde yer almıştır. Ömrünü iktidar mücadelesine harcayan bu hatun, I. Kılıçarslan’dan sonra menfaatlerine uygun şekilde pek çok evlilik gerçekleştirmiştir. Ayşe hatun dışında Anadolu Selçuklu siyasetinde bu kadar etkin olan hatun bulunmamaktadır. Ümmühan, Mahperi, Gürcü, Melike Adiliyye ve Gömeç Hatunlar diplomatik amaçlarla Selçuklu sultanlarıyla evlendirilmiş; siyasî hayattan ziyade sosyal hayatta hayır işlerinde etkin olmuşlardır. Gevher Nesibe, Melike Füllâne, Melike Selçuka, Hand Fatma Hatunlar sultanın kızları olarak yine diplomatik evlilikler gerçekleştirmişler ve sosyal faaliyetlerde ön plana çıkmışlardır.
Anadolu Selçuklu kadınlarından bahsetmişken Bacıyan-ı Rum kadınlarına da değinmek gerektiği kanaatindeyim. Anadolu fethedildikten sonra yoğun kültürel faaliyetlere girişilmiştir. İçinde pek çok sanayii dalının bulunduğu Ahi Teşkilatı da bu faaliyetler çerçevesinde kurulmuştur. Burada işlenen derilerin yünlerinin ziyan olmaması için Türkmen kadınlar organize edilerek örgücülük ve dokumacılığa yönlendirilmiş, böylece yünler değerlendirilmiştir. Bacı Teşkilatı, kadınların bu şekilde iş hayatına dâhil olmasıyla ortaya çıkmış, kadınlar bu teşkilat dâhilinde çeşitli alanlarda eğitim görmüşlerdir. Bacıyan-ı Rum kadınları Moğolların Anadolu’yu işgali sırasında savunmada da yer almışlar, ancak başarı sağlayamayınca Anadolu’nun ücra köşelerine kadar dağılmışlar ve bildikleri sanatların bu bölgelere yayılmasını sağlamışlardır.
           Sonuç olarak, Anadolu Selçuklularından önce kurulan Türk devletlerinde İslam’ın kabulüyle birlikte kadınların hayatında da değişiklikler olmuştur. Göçebe hayat şartlarına bağlı olarak kadınlar ata binmek, ok atmak gibi erkeklerin yaptığı pek çok işi yaparken İslam’la birlikte göçebe kültürden yerleşik kültüre geçilmeye başlanmasıyla kadınların faaliyetleri de değişmiştir. Özellikle sultanların eşleri olan hatunlara baktığımızda yavaş yavaş yönetimdeki etkinliklerini kaybettikleri görmekteyiz. Bu durum özellikle Anadolu Selçuklularında bariz şekilde ortaya çıkmıştır. Sultanın eşleri yönetimde etkinliklerini sürdürmekten çok hayır işleriyle uğraşmışlardır. Hatunlar bu faaliyetleriyle Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasına önemli katkı sağlamışlardır. Ellerinde bulunan imkânları siyasi ihtirasları uğrunda harcamaktan ziyade hayır müessesesi yapımında kullanan hatunların Anadolu’nun imarında da olumlu etkileri olmuştur. Hatunlar haricinde çeşitli tarikatlara bağlı olan kadınlar da İslam’ın Anadolu’da yayılmasına katkı sağlamışlardır. Bunların dışında Ahilerin bir kolu olarak ortaya çıkan Bacıyân-ı Rûm teşkilatına bağlı olan kadınlar her türlü faaliyet içinde bulunmuşlardır. Anadolu’nun Türkler için vatan haline gelmesi ve İslam’ın Anadolu’nun her köşesine yayılmasında etkisi olan, bahsi geçen, geçmeyen ya da bilgi sahibi olamadığımız gizli kahramanlara büyük minnet borcumuz var… Allah (c.c.) onlardan râzı olsun…
Yazımı sonlandırırken yine bir küçük not eklemem gerektiği düşüncesindeyim… Tarihî bir konuda yazarken ilgililere doğru bilgi vermek ve onları doğru yönlendirmek adına; yaşanılan bölgeleri, bahsi geçen şahısların dinî inancı, yaşayışı, örfü, âdeti ve kültürünü göz ardı edemeyiz, etmememiz gerekir. Bilgileri bunlara riayet ederek en doğru şekilde aktarmaya özen göstermek gayreti içerisindeyiz. Esen kalınız…

KAYNAKLAR
SELÇUK, Havva, Türk Tarihinde Kadın ve Savaş, Çizgi Kitabevi, Konya 2014.
HUNKAN, Ömer Soner, “Türk Hakanlığı’nda (Karahanlılarda) Kadın”, Ortaçağda Kadın, Edi. Altan Çetin, Lotus Yayınevi, Ankara 2011, s.375-394.
CAN, Sevim, ”Büyük Selçuklu Devleti’nde Siyasi Gücün Kadınlar Tarafından Kullanılması”, Ortaçağda Kadın, Edi. Altan Çetin, Lotus Yayınevi, Ankara 2011, s.395-419.
OCAK, Ahmet, “Selçuklu İlim Ve Tefekkür Hayatında Kadınların Yeri”, Ortaçağda Kadın, Edi. Altan Çetin, Lotus Yayınevi, Ankara 2011, s.420-458.
METİN, Tülay, “Türkiye Selçuklu Siyasî Hayatında Kadının Rolü Üzerine”, Ortaçağda Kadın, Edi. Altan Çetin, Lotus Yayınevi, Ankara 2011, s.470-482.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YASAL UYARI: İçeriklerin bütünü veya bir kısmının kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır!!!