22 Mayıs 2015 Cuma

Ummanları Aşan Seyyah - İbn Battuta

Hadimul Kuran
editor@turkata.com

İbn Battuta Orta Çağın en büyük Müslüman seyyahlarından biridir. Tam ismi Ebu Abdullah Muhammed bin Abdullah bin Muhammed bin İbrahim Levati Tancidir. 24 Şubat 1304 tarihinde Mağribin (Marakeş, Fas) Tanca şehrinde doğdu. Ailesi Berberi Levate kabilesine mensup olup Berkadan buraya göç etmiş ve birçok kadı yetiştirmiş aileydi.
İbn Battuta Avrupalılarca çok az bilinen Afrika, Orta Doğu ve Uzak Doğuya yolculuklar yapmıştır.
Avrupa hariç eski dünyanın neredeyse tamamını gezmiştir. İbn Battuta Türklerin, Moğolların ve Maldivlilerin hükümdarlarıyla tanışmış, birçok ülkede kadılık makamına getirilmiş, Türkçe ve Farsça bilmesi ve yolculuklarında çeşitli siyasi tecrübeler kazanması dolayısıyla kendisine bazı diplomatik görevler verilmiştir. İbn Battuta dünyanın en önemli gezginleri arasında yer alır. Kratchkovskinin (1883-1951) ifadesine göre İbn Battuta Orta Çağın en önemli gezgini olan Marko Polodan çok daha geniş bir alanı gezmiş, dolayısıyla onun önüne geçmiştir.
 İbn Battuta çok meşakkatli yolculuk şartlarına rağmen 28 yıl seyahat yapmıştır. Seyahati boyunca defalarca zorlu gemi yolculukları yapmış, birçok kere ölüm tehlikesi geçirmiş, gittiği şehirlerde tanınmış alimlerden dersler almış, vardığı şehirlerde defalarca evlenmiş, çocuklarını kaybetmiş, anne babasından habersiz bir hayat sürmüş, veba gibi felaketlerle karşılaşmıştı.
 İbn Battuta 3 seyahatte bulunmuştur. Birinci seyahatine 1325'te başladı. Hacca gitmeye karar verdi. 21 yaşındayken Kuzey Afrika kıyılarından kara yoluyla Kahireye vardı. Daha sonra Nil kıyısından yukarı çıkarak Kızıldenizi aşıp Mekkeye varmak istese de Yukarı Nil bölgesindeki kabilelerin bu sırada isyan halinde olmaları nedeniyle Kahireye döndü. Daha sonra Şama doğru yola çıktı ve Ramazanı orda geçirdi. Şam yolculuğu sırasında Kudüs, Beytulahim ve El-Halil kentlerini ziyaret etti. Medine üzerinden Mekkeye vararak Hacı oldu. Ancak dönüş yolunda yolculuklarını sürdürmeye karar verdi. Bu yolculuğu sırasında Mezopotamya, Necef, Basra, İsfahan, Şiraz, Bağdat, Tebriz, Doğu Afrika, Aden, Etiyopya, Zanzibar, Hindistan, Anadolu, Konstantinopol, Astarhan, Hazar denizi, Aral gölü, Afganistan, Kelküte, Maldiv Adaları, Seylan adası, Çine kadar ulaştı. 1349 yılında ilk seyahatini tamamlayıp Fasa ulaştı.
 Kısa bir süre sonra ikinci seyahatine başladı. Kendi ülkesi Marakeşi (Fas) ve Endülüsü gezdi.
 Üçüncü seyahatine 1351'de başladı. Sahra çölünü geçerek Sicilmase, Batı Sudan ve Orta Afrikayı gezdi. 1353'de Fasa döndü ve hayatının sonuna kadar burada yaşadı.
 İbn Battuta Sultan Ebu İnan Farisinin isteği ile şair Muhammed İbn Cüzey el-Kelbiye anılarını dikte ettirmeye başladı. Yazarı tarafından "Tuhfetu'n-Nuzzar fi Garaibi'l Emsar ve Acaibi'l Efsar" (Şehirlerin ilginçlikleri ve yolculuğun tuhaflıkları hakkında araştırmacılara hediye) diye adlandırılan eser yaygın olarak "Rıhle" veya "İbn Battuta Seyahatnamesi" diye anılıyor. Seyahatnameyi İbn Cüzey el-Kelbi 9 Aralık 1355'de yazmaya başlamış ve Şubat 1356'da tamamlamıştır. İbn Battutanın hayatı ve şahsiyeti hakkındakı bilgilerin ana kaynağı olan bu Seyahatname 14. yüzyıl dünyasının manzaralarını göstermektedir.
 İbn Battutanın Seyahatnamesi insan merkezliydi ve ülkelere fazla ehemmiyet verilmiyordu. İbn Battuta 28 yıl süren gezileri boyunca gezdiyi ülkelerin devlet ve toplum yapıları, inanç ve adetleri, doğal özellikleri ve ürünleri, sosyal hayatı hakkında zengin bilgiler vermiştir. Eser yemek tariflerinden, bayram ve matem giysilerine kadar o dönemin insanıyla ilgili her konuda bilgi vermesi bakımından antropoloji açısından da değerli bir kaynaktır. Gerek A.L.Sarton gibi bilim tarihçileri, gerekse H.A.R.Gibb gibi mütercim araştırmacılar "Rıhle"nin bu ansiklopedik yönüne dikkat çekmişlerdir. A.A.Ganim ise İbn Battutayı ilk antropologlardan saymaktadır.
 İbn Battuta 1353'de 73 bin mil uzunluğundaki yolculuğunu tamamlayıp Fasa döndüğünde babası 15 yıl önce, annesi ise birkaç ay önce vefat etmişti. Fasa döndükten 1369 yılında vefat edene kadar kadılık yaptı. Seyahatnamede bazı yanlışlıklar olsada araştırmacılar İbn Battutanın zekasına hayran kalmışlar. Elinde yazılı hiçbir notu olmamasına rağmen gezdiyi bölgeler hakkında geniş bilgi vermiştir. "Rıhle" 19. yüzyılda birçok Batı dillerine çevrildikten sonra İbn Battuta Doğunun en bilinen isimlerinden olmuştur.
 Fas devleti 1996-1997 yılını "İbn Battuta Yılı" olarak ilan etmiş, bu münasebetle gerçekleştirilen etkinlikler çerçevesinde "İslam Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı" (İSESCO) Tancada İbn Battuta adına bir müze kurmuştur. Bugün Aydaki bir krater ve Dubaide koridorları onun araştırmalarıyla döşenmiş bir alışveriş merkezi İbn Battutanın adını taşıyor.
 "Gezginlerin gezgini" olan İbn Battuta 1369 yılında vefat etmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder