8 Nisan 2015 Çarşamba

Lobicilik ,Ermeni Lobiciliği

KAMİL TARHAN
Selçuk Üniversitesi ,Uluslararası İlişkiler

Lobicilik insanlar tarafından önceleri; yasadışı, elit, gizli ve etik olmayan bir meslek olarak algılanan bir kavramdı. Fakat günümüz gelişmiş dünyasında lobicilik çok önemli bir yerde olup, gün geçtikçe de etkinliği bir
hayli artan yasal bir meslektir. Bunun ise en güzel örneğini ABD Kongresi’nin lobiciliğin düzenlenmesiyle ilgili olarak çıkarmış olduğu dört önemli yasa ile görmekteyiz. Bunlardan en önemlileri; ‘Yabancı Temsilciler Yasası 1938 ‘ ve ‘1946 Federal Lobi Yasası’dır’.
Lobicilik genel olarak; yasanın, normun düzenlenmesi, uygulanması ve kamu gücünün tüm karar ve mekanizmalarını dolaylı veya doğrudan etkilemeye çalışmak veyahut siyasetçiler ve siyasilerin aldıkları veya alacakları kararı kendi menfaat ve istekleri doğrultusunda değiştirmeye yönelik yaptıkları faaliyettir. Çok önemli bir stratejik güç olarak kullanılmaktadır. Bu faaliyetlerini gerçekleştirmek için: dergi, gazete, kitap, sinema, müzik, televizyon vb. araçları kullanır. Lobicilik faaliyetleri lobici dediğimiz grup veya kişiler tarafından yürütülmektedir. Lobicilik faaliyetlerinin oluşmasındaki temel amaç ülkelerin kendi çıkarlarıdır.
Lobicilik faaliyetleri ilk olarak ABD’de Cumhuriyetin benimsendiği dönemlerde ortaya çıkmış ve şu an dünyada en iyi şekilde ABD’de kullanılmaktadır. ABD üniversitelerinde, devletler ile özel girişimler arasındaki ilişkiyi doktora düzeyinde ele alan bir meslek eğitimi olarak verilmektedir.
Şu an dünyada birçok etkin lobi grupları vardır. Fakat bilindiği gibi bunlardan en etkin olarak faaliyet gösteren lobi ise Ermeni Lobisi’dir. Ermeni Lobiciliği, Ermenilerin 20.YY başlarında Amerika’ya ve diğer ülkelere göç etmesiyle başlamış ve her geçen gün etki alanını ve statüsünü arttırmıştır. Kurdukları Ermeni Üniversitelerinde öncelikle ‘Ermeni Tarihi ve Ermeni Dili Kürsüsü’ oluşturarak, kendi kültürlerini yaşatmaya çalışmış ve lobicilik faaliyetlerini geliştirmişlerdir.
Ermeni Lobisi’nin temel amacı sözde soykırım iddiası ve bu iddialarını dünya kamuoyuna kabul ettirip, bir Türkiye karşıtlığı oluşturmaktır. Lobicilik faaliyetlerinin tamamen bu iddia üzerinde şekillendiği görülmektedir. Bunun için birçok ülkede aktif bir şekilde siyasetçiler ve siyasi mekanizmalara kendi tarihini anlatıp, kendi haklılığını savunarak onları ikna etmeye çalışmaktadırlar. Bu faaliyetlerinde, şu ana kadar bir nebze başarılı olmuşlar diyebiliriz. Şu an 15 ülkenin bu sözde soykırım iddialarını tanımasını sağlamışlardır. Bunun diğer ülkelerde de tanınması ve meclislerden geçmesi için 26.000 adet kitap, dergi, gazete yayımlanmıştır. Bunlarda çoğunlukla göç hikayeleri, bu sırada yaşadıkları ve Türk karşıtlığı ele alınmıştır. Bunların ne kadar etkili olduğunu, ABD başkanı Barack Obama’nın seçim vaatlerinde soykırım iddialarını kabul edeceğini belirtmesi ile anlayabiliriz.
Ermeni Lobisi’nin bütün faaliyetlerindeki temel ve asıl amaçları, kendi tarihlerini bir soykırım iddiası etrafında toplayıp bunu dünya kamuoyuna kabul ettirmeye çalışmalarıdır. Bu faaliyetlerini en iyi şekilde kullandıkları ülke Amerika Birleşik Devletleri’dir. Burada bir Türk karşıtlığı oluşturmak, Türkiye’nin imajını yok etmek, ABD ile Türkiye arasındaki ilişkileri kötüye doğru itmek için sosyal, siyasi ve ekonomik alanda bütün kuruluşları gerek ikna yoluyla, gerekse cemaat olarak yardım yoluyla etkilemeye çalışmaktadırlar. Kimi zaman ise diğer lobiler ile birlikte çalışmışlardır, 1975 yılında gerçekleşen bir olay ise bunu kanıtlayıcı nitelik taşımaktadır. ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı silah ambargosunda, Yunanlıları destekleyen yayımlar yapmışlar ve onları desteklediklerini açıkça ifade etmişlerdir.
Ermeni Lobisi, tabiri caizse fırsatını buldukları her an ve her yerde sözde soykırım iddialarını devamlı ortaya sürmüşlerdir.30 Nisan 1981 yılında ABD Yahudi Soykırımını Anma Konseyi toplantısında bile, Yahudi’lere yapılan soykırımı kendilerine uygulanan Tehcir meselesi ile aynı kefeye koyarak, bu iddialarını konsey programına dahil ettirmişlerdir.24 Nisan 1985 tarihinde ise, kabul ettikleri şehitleri anma gününü tüm dünyaya ifade etmişler ve her 24 Nisan’ı geleneksel bir şekilde şehitleri anma programlarıyla geçirmişlerdir. Diğer bir yandan oluşturdukları gençlik kuruluşları ile kendi tarihlerini gençlere aktararak onlarda bir milli irade uyandırmaya çalışmakta ve Türk karşıtlığı aşılamaktalar. Bunun yanı sıra Birleşmiş Milletler’de, ABD Yahudi Soykırımı’nı Anma Konseyi’nde sözde soykırım iddialarının kabulünü sağlayarak ABD kamuoyunu etkilemek; bununla Türkiye üzerinde bir baskı kurarak iddiaların kabulünü sağlamak ve bir tazminat almak için uğraşmışlardır.
Buradan da dünyanın en etkili lobilerinden biri olan Ermeni Lobisi’nin çok etkin ve başarılı bir şekilde çalışmış ve çalışmakta olduğunu görüyoruz. Amaçlarını genel olarak tehcir meselesi etrafında toplayıp dünya kamuoyuna sunmaktadırlar. Bu faaliyetlerinde bir nebze başarılı olmuşlar diyebiliriz.

Akademikperspektif.com

Kaynak:
BAYRAMOĞLU, M. (1985). Amerika Birleşik Devletlerinde Lobi Faaliyetleri. Ankara .
DİNÇER, M. K. (1998). Lobicilik. İzmir.
FARNEL, F. J. Lobicilik Müdahale Stratejileri ve Teknikleri.
YILMAZ, T. (tarih yok). Stratejik Güç; Lobicilik.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YASAL UYARI: İçeriklerin bütünü veya bir kısmının kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır!!!