5 Temmuz 2015 Pazar

5 Temmuz 2009 Uyğur Katliamı

Senan Kazımoğlu
senan@turkata.com

Tarih: 5 Temmuz 2009.
Yer: Çin işğalindeki Doğu Türkistann başkenti Urumçi.

O, gün yüzyıllardır işkence edilen, katledilen, soykırım uygulanan, kendi topraklarında yabancılaşdırılan bir millete, yeni zulümlerin, yeni katliamların yapılacağı gündür.
Herşey günler öncesinden, zorla ucuz fiyata fabrikada çalıştırılan Müsluman Uyğur kızlarına, zalim çinlilerin tecavüzüyle başlamıştı. Aslında bu yeni de değil. Zalim Çin bunu yıllardır yapıyordu. Çinin, Doğu Türkistanı işğal etmesinden beri silah zoruyla, iş vaadi ve eğitim kandırmacasıyla binlerce Uyğur kızı ve erkeği farklı bölgelere göçe zorluyor. 15–20 Yaşlarındaki kızların güzel olanları özellikle seçilerek Çin bölgesindeki fabrikalara işçi olarak gönderiliyor bir süre sonra bu kızlar fuhuş bataklığına sürükleniyor. 2–3 Yaşındaki çocuklar ailelerinden eğitim vaadiyle zorla alınarak mafyaya satılıyor ve bu çocuklar hırsızlık, yankesicilik, uyuşturucu ticareti vb. karanlık işlerde istihdam ediliyor.

Sadece bu kadar mı? Elbette hayır. Canlı şahitlerin sözlerine göre Uyğur Türkü Müslümanlar kendi ana vatanlarında:



• Planlı doğum ve yasaklamalarla nesilleri kurutulmaya çalışılmakta.
• “Çift Dille Eğitim” safsatası ile ana dilleri,kültür ve medeniyetlerinden koparılmaları hedeflenmekte.
• Yasaklar,Kısıtlamalar ve Engellerle dini kimliklerinden uzaklaştırılmakta.
• Sözde ve sahte “Milletlerin Birlik ve Beraberliği” sloganı ile etnik ayırımcılık ve ırkı aşağılamalara maruz bırakılmakta ve “Çinlileşmeye” zorlanmakta.
• “Batı Bölgesinin Açılması” yalanı ile ekonomik hayattan dışlanmaya ve ülkenin etnik Çinlilerle doldurulmasına çalışılmakta
• Ülkenin zengin yer altı ve yer üstü kaynakları Çinlilerin bu topraklara iskan edilip yerleştirilmeleri için kullanılmakta.
• Ülke resmen etnik Çinlilerce soyulmakta, sömürülmekte ve talan edilmekte.
• Milli ve dini kimliklerin açıkça ifadesi, “millî bölücülük ve dini radikalizm” olarak nitelenerek suçlanmakta.
• Uyğurlar ekonomik hayattan dışlanmakta, ayırımcılığa tabi tutulmakta.
• Uyğurlar, Kendi topraklarında yabancılaştırılmakta.
• Nükler denemelerini Doğu Türkistanda yapıp, Uyğur Türklerini radyasona tabii tutuyor.


Daha akla hayale gelmeyecek baskılar işkence ve zulümler...
Çin, Doğu Türkistanda dünyanın gözü önünde insanlık suçu işliyor. Ama her zaman olduğu gibi katledilen müslüman olunca dünya 3 maymunu oynuyor.
5 Temmuz Urumçi olayları artık bicağın kemiğe direndiği andı. Oysa Uyğur Türkleri ne istemişti ki? Sadece adalet. Suçluların cezalandırılmasını talep etmişti. Tabii suçlu çinli olunca, Çin güvenlik gücleri olayı örtmeye calışmışlardı. Bu da bardağı taşıran son damlaydı.
2000 civarında Uyğur Türkünün katılması ile beş - onbin kişilik bir Uyğur topluluğu Urumçi’de yaşanan tecavüzün hesabını sormak ve adalet istemek üzere bir gösteri düzenler. Herhangi bir taşkınlığa sebebiyet vermeden Çin hükümetinden olayın araştırılmasını ve suçluların cezalandırılmasını talep ederler. Çin polisi ve askeri bu sivil eyleme şiddetle karşılık verir. Ve ilk anda Uyğurları korkutmak ve dağıtmak için eylemin en önünde oturma eylemi yapan ikisi kız üç kişiyi herkesin gözleri önünde başlarından vurarak öldürür. Oluşan panikte kalabalığın üstüne silahlarla yürüyen Çin polisi onlarca Uyğur Türkünü öldürerek ve yaralayarak kalabalığı dağıtır.
Yaşananların üzerine bu sert tavır tuz biber eker ve Urumçi’nin değişik semtlerinde toplanan Uyğur Türkleri şehir merkezine doğru yürüyüşe geçerler. Bu sırada yol boyunca karşılaştıkları Çinlilerle kavgalara tutuşurlar. Bu kavgalar sırasında Çinlilerden ve Uyğurlardan ölenler olur.
Tüm bu olaylar yaşanırken emniyet güçleri her yerde olduğu halde iki gurup arasındaki sokak kavgasına müdahale edilmez ve adeta göz yumularak olaylar kışkırtılır.
İş içinden çıkılmaz bir hal aldığında emniyet güçleri kontrolsüz şekilde ateş ederek Uyğur Türklerinden pek çoğunu sokak ortasında öldürür. Bu saldırıda Kaşgar’dan gelen Uyğurlularla birlikte yaklaşık 2000 Uyğur türkü aynı yerde öldürülür. Hemen ardından itfaiye araçları ve çöp araçları gelir. Öldürülen Uyğurlular çöp araçlarına doldurulur. Sokaklar itfaiye araçlarınca temizlenir. İsmi bizde saklı görgü tanıklarının anlattığına göre sokaklarda ne kan izleri ne de kafalarından vurulmuş Uyğurların parçalanmış beyinlerinden hiçbir iz kalmaz.
Tüm bunların ardından şehrin telefon, internet ve elektrik altyapısı kapatılır. Akşam saat 10.00’da elektrikler verilir ve sabaha kadar sürecek ev baskınları başlar. Kar maskeli Çin askerleri teker teker Uyğur evlerini basarak çocuk, kadın, erkek ayırmaksızın gözaltılar yapar. Direnenler evlerinde çocuklarının gözleri önünde öldürülür. Tutuklanan, evlerinden zorla alınan genç kızlar çırılçıplak soyuluyor ve Çin polisleri bu kızlara defalarca tecavüz ediyorlardı.
Geri kalanların sabah polise yaptığı başvurular baskınları yapanların polis olmadığı bu nedenle terör eylemi olarak kayıt altına alınacağı ve götürülenlerin kayıp olarak değerlendirileceği yanıtını alırlar. O gece götürülenlerden bir daha evine dönebilen olmaz. Bir kısmının ölüsü teslim edilir ailelerine bir kısmının ölüsüne dahi erişilemez.
Bir gün sonra Çinliler arkalarına Çin askerlerini de alarak Uyğur bölgesine saldırıya geçerler. Önde Çinli halk arkalarında ise onları koruyan Çin askerleri Uyğurların işyerlerine, evlerine saldırırlar ve yakalayabildikleri Uyğurları sokak ortasında öldürürler. İlginç olan ise Çinli saldırganların hepsinin elinde Çin polisinin kullandığı coplar vardır ve hepsine aynı tip sopalar dağıtılmıştır.
Olayların yaşandığı 5 Temmuz tarihinden sonra da Çin zorunlu göç çalışmalarına ara vermiyor. 4 Ağustosta 750 Uyğur kızı Çin bölgesine zorunlu çalışmaya gönderiliyor. Çocuklarını vermek istemeyenler alınlarında silah kabzasını buluyor.



SONUÇ: 5-6 Temmuz tarihinden sonra 30.000 Kişi gözaltına alınıyor, gözaltına alınanlardan 18.000 i öldürülüyor. Geri kalan 12.000 kişi halen kayıp. Çin hükümeti bu kişilerin nerede olduğunu bilmediğini söylüyor. Öldürülen Çinli sayısı 200’e yakın.

Resmi rakamlar da her zaman ki gibi yalan söylüyor:
“Ölü sayısı 197, yaralı sayısı 1720!”



Kaynakça:

• Anadoluhaber.blogspot.com
• Dunyabulteni.net

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder